Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahvaltılıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2008 Perşembe

Krep

Güzeldi, bitti ...
Harıl harıl iş hayatına döndük yine. İlk gün adapte olmak biraz zor olsa da kavrayıp içine alıverdi beni bir hortum misali. Sonrası malum. İster istemez monoton bir kozmozun içinde yaşam mücadelesi :)))

Bir defa bayram çok dinlendirici geçti.İyi geldi yani. Bomboş bir İstanbul ayaklarımızın altındaydı. Tatil sonrası Pazartesi sabahı bunu bir kez daha anladım. Finali yağmurlu olsa da mis gibi bir hava hakimdi. Bütün stresi ve negatifliği aldı götürdü.

Ortaköy'de kahvaltı yapmak keyifli ve insanın bu şehre bir kere daha aşık olmasını sağlıyor. Yaşama sevinci aşılıyor sanki o deniz, o manzara.
Bu kış herkesin boynunu rengarenk fularlar,kaşkollar saracak sanırım. Çünkü sürüsüne bereket tezgahlar bunlardan kaynıyor.

Çok çok uzun zamandır hiç Türk dizisi seyretmiyorduk. Çok sevilen ve seyredilen "Yaprak Dökümü"nü bile hiç izlemedim düşünün artık. "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi var hani.Onun 41 bölümünü de seyrettik tatilde. Biraz önyargılı yaklaşırdım o diziye. Ama izleyenler bilirler (ki Türkiye'nin yüksek bir çoğunluğu bu diziyi takip ediyor, filmi sinemalara geldiğinde o kuyrukları hatırlatmaya gerek yok) boş bir dizi kesinlikle değil. Abartılı yanları olsa bile, vatan-millet sevgisini empoze etmesi, her ne kadar öyle görünse de devleti sadece başbakan ve cumhurbaşkanının yönetmediği, bir çok gücün, bir çok konuda etkili olduğu konularına değinmesi halka aydınlatıcı mesajlar göndermesi gibi etkenler diziyi izlenir kılıyor. Bir de ben Türkiye'de bir başka diziye bu kadar çok para harcandığını duymadım. Masraftan çekinilmeyen sahneleri var ve bu yönüde onu başarılı yapmasında etken.

Cuma Pazarı'na gittim. Kafama koymuştum illa pazar alışverişi yapmam lazımdı. Bir kaç parça giyecek aldım. Dönüşte domatesçinin kafasına domatesleri atmamak için kendimi zor tuttum. Beni kandırmaya çalıştı, baktım arkadaki çürükleri dolduruyor bende fırçamı attım başkasından aldım.Ne kadar çakal dolu bu memlekette... Bir de, pazarlarda mesela korsan adidas etiketi dikilmiş eşofmanı orjinal markaymış gibi satmaya çalışan satıcılara çok gülüyorum. İddiaya girecekler neredeyse kendilerini bile inandırmışlar. Saf olmayagör pazarlık yapman hayal bu metropol tilkilerinin içinde :))

Polonezköy'e gidemedik maalesef. Gideceğimiz gün yağmur yağdı. Bizde erteledik çok kısa bir zaman sonraya.

Tatilde bu krepten talep üzerine iki sabah üst üste yaptım. Çok güzel mi yaptım nedir? :DD

Malzemeler:

  • 2 adet yumurta
  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı un
  • 1 çay kaşığı tuz
  • tereyağı
Yapılışı:

  1. 2 yumurtayı mikserle iyice çırpın.
  2. Sonra sütü ilave edip çırpmaya devam edin.
  3. 1 su bardağı unu eleyerek karışıma katın, tuzunuda ilave edip çırpmaya devam edin.
  4. Karışımı tekrar elekten geçirerek başka bir kaba alın.
  5. Ortaboy teflon tavaya az tereyağı koyun.Eriyince kepçe (ölçü olarak en fazla 1,5-2 kepçe) yardımıyla karışımdan alıp tavaya dökün.
  6. Kısık ateşte arkalı önlü pişirin.(Arkasını kapak yardımıyla veya el maharetiniz varsa zıplatarak çevirin :)))
  7. Çilek reçeliyle, beyaz peynirle çok lezzetli oluyor.

AFİYET OLSUN

10 Temmuz 2008 Perşembe

Yumurtalı Patates

Ben bu yemeği sabah, öğle, ikindi, akşam, geceyarısı, kısacası günün her saatinde yiyebilirim.Neden mi? Çünkü bayılıyorum bu tada. Çocukluğumdan beri vazgeçemediğim ve en çok sevdiğim yemektir yumurtalı patates. Dün akşamda canım bir çekti. Hemen çarçabuk yaptım ve yumuldum :D
Yapılışında bir şey yok. Patatesleri zevkinize göre doğrayıp kızartın. Üzerine 2 yumurta kırın.Karıştırarak pişirin.
Mmmm bu akşam yine mi yapsam acaba? :p

11 Aralık 2007 Salı

Tost Omlet


Farkında olmak...
Yaptığın hataların, şu anda bulunduğun durumun, ruh halinin, yapmak istediklerinin, yapamadıklarının, söylemek istediklerinin, söylemediklerinin ... Hayatının ve ona verdiğin önemin farkında olmak.İnsan, kurallarını hiç bilmediği bir oyun gibi atılıyor hayata. Onun içinde düşüyor, kalkıyor, puan alıyor, kaybediyor, ayağa kalkıyor ve tekrar devam ediyor yaşamaya. Bu döngüde farkındalık çok önemli. Anın farkında olmak, yani yaptığın her davranışı neden yaptığını bilme hali. Bu bilinçle davranırsan yani farkında olarak bir şey yaparsan bu doğru olmak zorunda. Çünkü farkında olarak yanlış bir şeyi yapamazsın. Kişisel gelişim için bu çok önemliymiş.Az hata yapmak ve kişiliğini doğru bir şekilde oturtmak için yaşadığın her anın, kurduğun her cümlenin, attığın her adımın farkında olacaksın.Konuşmadan önce düşünecek, sonra cümlelerini kuracaksın.Bir çoğumuz bunu başaramıyoruz bu bir gerçek. Böyle şeyler yazan o kadar çok kişisel gelişim kitabı varki. Okusak bunların içindeki maddelerin hangibirini birebir yapabileceğiz? Bence hayattaki kişisel gelişimi en doğru şekilde sağlayan şey tecrübedir.Hatalarından aldığın derslerdir.Bin tane kişisel gelişim kitabı okusan da aynı sonucu alamazsın.Böyle düşünüyorum :)Haksız mıyım?

Kahvaltı için hiç tarif vermediğimi farkettim. O yüzden buyrun basit ve süper bir omlet;

Malzemeler:

  • 2 adet yumurta
  • 3 dilim salam
  • 2 dilim taze kaşar
  • 1 tatlı kaşığı nebati yağ
  • İsterseniz içine bir kaç tane maydonoz
  • karabiber
  • tuz

Yapılışı:

2 yumurtayı tuz ve karabiberle çırpın.Yağı teflon tavada eritip yumurtaları tavanın ortasına boşaltın.Alt taraf kızarınca üst tarafın yarısına önce salamları, sonra kaşar peynirini ve en son maydonozu dizin. Diğer yarıyı dizim yaptığınız kısmın üstüne kapatın.Arkalı önlü çevirerek biraz daha kızartın. Resimdede gördüğünüz üzere tabağı süsleyip servis yapın.

Çok pratik, çok lezzetli, görüntüsüde hoş bir omlet oluyor.Zevke göre salam yerine pastırma, sucuk, sosis yada jambonla çeşitlendirilebilir. Afiyet olsun :))

Not: Bu arada dün gece "Altın Pusula" filmine gittik. Eşim gözlüklerini unuttuğu için en ön sıralarda oturduğumuzdan mıdır bilmem,filmi pek beğenmedik. Güzel sahneler olmasına rağmen fantastik sinemada "Harry Potter" ve "Yüzüklerin Efendisi"yle pek boy ölçüşebilecek bir film değil, benden söylemesi :)