8 Aralık 2007 Cumartesi

Zeytinyağlı Pırasa

Geçen gün elime bir dergi geçti. 2004 yılından kalma bir dergi.Tekrar bir gözden geçireyim dedim. Geçmişten kalma olduğu için daha bir ilgimi çekti. Sanki geçmişe gidecekmişim gibi. :)Hakikaten de öyle oldu. O yıllarda gündemde olan konulara geri döndüm. Altını çizdiğim satırları (Okurken hoşuma giden, doğru bulduğum ve beni etkileyen satırların altını çizerim)tekrar okudum. Biraz nostalji yaşadım yani. Dergide ilgimi çeken "Modern Zamanların Gençlik Halleri" başlığındaki araştırma yazısıydı. 80-90 ve 2000'lerin gençlik hallerini maddeler halinde sıralamışlar.Benim dönemim 80 dönemiydi. Hani şalvar pantolonların, streç kotların giyildiği, vatkaların takıldığı, kat kat perma yapılan, ön tarafın kabartıldığı saç modellerinin kullanıldığı, erkeklerde ense traşının uzatılıp aslanbaş yapıldığı, shetland kazakların pantolonun içine sokulduğu, Özal'ın konuşurken kalemini gözümüzün içine içine soktuğu :)) , Madonna ve Michael Jackson'ın pop idolü olduğu, kot ceketlerin yakalarına ve çantalara binbir tane rozet takıldığı (özellikle gülen suratlı acid rozetleri), Beyaz Gölge, Kara Şimşek, Top Gun.. vs. seyredildiği, "herıld yani "gibi lafların moda olduğu bir dönemdi. Tam bir geçiş dönemiydi bizimki. Teknoloji çağına adım atılan, yaşanacak değişimin en başlarında serpilen gençlerdik biz. Bazı şeyleri tüketmemiş, henüz dejenere olmamış, manevi değerleri daha bir özümsemiş ve kaybetmemiş bir nesildik. Teknoloji ve yıllarla beraber çok şey değişti şimdi. Gençlerle beraber hepimiz değiştik. Ama yine de eski ergenlik yıllarıma döndüğüm zaman şanslı görüyorum kendimi. O yıllarda mutluydum diyebiliyorum. Şimdiki nesil bunu diyebiliyor mu acaba?

NOT: Son cümlelerimi dün akşam sokakta gördüğüm ve ağzında sakızlarla birbirlerine "lan" ve "abi" diye hitap eden genç kız!!! lara ithaf ediyorum. Yeni neslin tümü üstüne alınmasın.

Bu yazının üstüne zeytinyağlı pırasa tarifi iyi gider şimdi :))))))))))

Malzemeler:
  • 1 kilo pırasa
  • 2 adet orta boy havuç
  • 1 orta boy kurusoğan
  • 2 su bardağı sıcak su
  • 1/2 çay bardağı pirinç
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 adet limon
  • tuz

Yapılışı:

Pırasaları 3 parmak büyüklüğünde verev şekilde keserek yıkayın.Havuçları da yarım ay veya tam dilimler halinde doğrayın. Soğanı yemeklik doğrayın.Tencerede sıvıyağda soğanlar ve havuçları soteleyin.Pırasaları üzerine ilave edin ve suyunu salmasını bekleyin.Biraz kendi suyuyla sararsın ve pişsin. (Çok kaşık sokup karıştırmayın ki pırasalar dağılmasın, tencereyi sallayarak karıştırmayı deneyin.)Daha sonra 2 bardak sıcak suyu ve tuzunu da ilave edip kısık ateşte pırasalar diriliğini kaybedene kadar pişirin.Pişmesine yakın pirincini ekleyip 15 dakika kadar daha pişmesini bekleyin.(Pirinçleri pişmesine yakın katıyoruz ki lapa olmasın) Sonra altını kapatın, soğumasını bekleyin ve limonla servis edin.

Hoşçakalıınnn :))



3 yorum:

Biyo dedi ki...

Pırasayı çoook severim.Hle bi gün önceden yapıp soğuk soğuk yemek,bol limonlu ımmmhhhh.Ama eşim sevmiyor:(
Aslında :) Çünkü hepsi bana kalıyorrr

Film önerilerine sadakatle bağlıyım kesmeşekerimmm.Haftasonu 4 dvd seyreteye zaman yaratıyoruz ve bunları neden daha önce seyretmedim diye unıyorum kendimden.Bide sözde film sinema çok severim.Peh!Lafta mı hanımmmm lafta mı!

kesmeşeker dedi ki...

Ben de çocukken sevmezdim pırasayı.Ama büyüyünce tadının ne kadar güzel olduğunun farkına vardım. Sonradan sevdim yani.
Hafta sonu hafta içi bizim hayatımızda sinema ve dvd de dizi film seyretmekle dopdolu.Seyrettiğim her film bana çok şey katıyor.Bu yüzden film seyretmeyi çok seviyorum.Bu arada film önerilerimi beğendiğin için çok teşekkürler :))

Biyo dedi ki...

Haa bide hadi onlar genç kız.
Koca koca kadınlar var ki bloglarında "abicim,ulan,lan,baba" felan diye hitap edip,argoca yazıyor terbiyesizler ehiiiiii.

( Hoşuna gitmiyorum dimi:((( )

DuyguSömürüsüyleYırtmayaÇalışanMikropBiyo