27 Mayıs 2008 Salı

Hindi Etli Bostan Kebabı

Anlayamadıklarım, sinir olduklarım ve benzeri listesi :
1. Her sene, bütün Avrupa ülkelerinin konusuna komşusuna puan yağdırdığı, adil olunmadığı aşikar olan Eurovision yarışmasına katılmaya devam etmemiz.
2. Kırmızı ışıkta duran arabaların camlarını, rıza almadan silmeye kalkan ve üstelik yüzsüzce para isteyen çingene çocukları.
3. Ayrıca kırmızı ışık yeşil ışığa dönerken ki o saliselerde kornalarına bas bas basan araçlar.
4. Taksilerin onları durdurmak için yeltenmediğiniz halde, gözbebeğinizin içine içine selektör yapıp sizi araçlarına alma ihtirasları ve ne çelişkidir ki yağmurlu havalarda ya da yakın mesafelerde almak istememeleri.
5. Her yol kenarında bekleyen kadına potansiyel kevaşe gözüyle bakılması ve korna çalınması.
6. Senden dakikalar sonra gelip sıranı çalmaya çalışan, önündekilerden sıra dilenen tipler.
7. Kredi kartınız olduğunu, ihtiyacınızı karşıladığını söylediğiniz halde ısrarla kendi kartlarının avantajlarını telefonda anlatmak isteyen banka çalışanları.
8. Aynı anda hem seninle, hem başka biriyle telefonda görüşebilme yeteneğine sahip, aşırı yoğun, uzman sekreterler.
9. Bilgisayarın “b”sinden anlamayan ama aynı zamanda ticaret yapabilen şahıslara hesap kitap anlatmak.
10. Alışveriş merkezlerinde ya da marketlerde, siz geçerken hassasötesi ayarlandığı için dat dat öten x-ray cihazları.
11. Koyabilecek cebi, çantası olduğu halde son model telefonunu boynuna asarak dolaşan gösteriş budalaları.
12. Mağazalarda dolaşırken, bir anda yanınızda gölge gibi biten, yardımcı olmak istediğini söyleyip sizi alışverişten soğutan ve bu yüzden bir şey almadan çıkmanıza sebep olan tezgahtarlar.
13. Kilolu olduğunu bile bile üstüne yapışık giysiler giyen, yağlarını sergilemekten pek hoşnut olan obez kişiler.
14. Samimi olmadığınız hatta yeni tanıştığınız halde size “canım, hayatım…” diye hitap eden sevgi kelebekleri.
15. Hala seyredilmeye ve tutulmaya devam edilen kadın sabah programları.(eğitim şart !!)
16. Sevdiği takım uğruna bir insanın canını alabilen katil ruhlar, çocukları istismar eden sapık zihniyetler.
17. Polen saçıyormuş diye ağaç kesmeye cüret eden dallamalar.
18. Sinemada film seyrederken, etrafınızda oturan, nerede ve ne amaçla burada olduğunun farkında olmayan, konuşarak, gülerek gürültü yapan, cep telefonuyla oynayıp o karanlıkta ışığını gözünüze sokan rahatsız tipler.
19. İşi blog çalmaya kadar vardırabilen acımasız hackerlar.......



Daha yazacaktım da frenledim kendimi :p
Haksız mıyım yani, eminim sizde bu saydıklarıma katılıyorsunuzdur.Oooh biraz rahatladım yazınca :D


İşte tarifim:

Malzemeler:

  • 4 adet bostan patlıcanı
  • 500 gr.hindi göğsü (kuşbaşından biraz daha küçük doğranmış)
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2 adet domates (küp küp kesilmiş)
  • 2 adet sivri biber (ince ince doğranmış)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı acı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • Kimyon,karabiber,tuz
Üzeri için:
  • Rendelenmiş kaşar peyniri
Yapılışı:
Bostan patlıcanlarını alacalı soyup ortalarından ikiye bölün ve içlerini oyun.Sonra tuzlu suda biraz bekletin.Bu arada sıvıyağda hindi etlerini soteleyin.Üzerine sırayla soğan ve biberleri, ardından domatesleri katıp sotelemeye devam edin.Salçaları ve baharatlarıda kattıktan sonra ocağın altını kapatın. Patlıcanları tuzlu sudan çıkarıp kuruladıktan sonra fritözde kızartın.Pişirme kağıdı yaydığınız fırın kabınıza patlıcanları dizin.İçlerine hazırladığınız hindili harcı doldurun. Üzerlerine rendelenmiş kaşar peynirinide koyduktan sonra 170 derecede önceden ısıtılmış fırında kaşarlar eriyip kızarana kadar pişirin.Püre ve pilavla servis edin.Muhteşem bir yemek oluyor.Servisi de çok şık :D Alttaki çoban salatası da yanına iyi gidiyor.




2 yorum:

PaNDoRa dedi ki...

Merhaba Pınarcığım, bütün bu şıklara bende enaz senin kadar sinir oluyorum gerçekten. Ama en çokkk "Mağazalarda dolaşırken, bir anda yanınızda gölge gibi biten, yardımcı olmak istediğini söyleyip sizi alışverişten soğutan ve bu yüzden bir şey almadan çıkmanıza sebep olan tezgahtarlar" kısmına. beni gerçekten soğutuyorlar ve asla almadan anında terk ediyorum orayı. Patlıcan'ı pek sevmiyor olmama rağmen görüntüsü güzel, ama aşağıda ki salataya bayıldım açıkcası. Ben bir salata canavarıyım. Özellikle de çoban, ezme ve gavur dağı salatalarına bayılıyorum. Salata bizim menüde hiç eksik olmaz kızım da bol mısırlı göbek salatayı sever, ben bir de ne bulursam içine katmayı seviyorum. Hay allah yaa ne kadar yoğunlaşmışım salata olayına :) Sağol canım paylaşımın için...(sevgi kelebeği gibi gelmiyorumdur sana umarım :))

kesmeşeker dedi ki...

Pandoracım merhaba,
Sanal alemde olsak bile buradaki paylaşımların çok samimi,içten ve dostça olduğunu düşünüyorum.Üstelik blogları okudukça blog sahiplerini bir arkadaş gibi tanıyabilme şansın olabiliyor. O yüzden sevgi kelebeklerinden kastettiğim, yapmacıklığını bariz belli eden kişilerdi.Seni bu kategoriye sokmam mümkün değil.
Bende kızın gibi, mısırlı göbek salatayı çok severim.
Zaten şu aralar bolca salata tüketiyorum.Diyetteyimde :p :D