14 Mayıs 2008 Çarşamba

Kremalı Mantar Soslu Makarna

Uzun zamandır “fobilerimiz” konusunda yazmak istiyordum.
Her insanın ufakta olsa korkusu ya da korkuları vardır değil mi?
İtiraf ediyorum.Evet benim korkularım vaaaar :p :S
Yazarsam biraz hafifletmiş olur muyum acaba? Terapi niteliğinde bir yazı olur belki kimbilir?
Bu korku denen illet, insanoğlunu en zayıf anlarında yakalayan bir duygu…
İrade ve mantıkla kontrol altına alınamayan, insanın içini daraltan, onu çaresiz ve özgüvensiz bırakan bir şey…
En fazla günyüzüne çıkan korkumu trafikte yaşıyorum ben.
Galiba bu benim en büyük korkum :(
“Trafik kazası geçirir miyim korkusu”
Bunun fobi olan adını (trafinismortfobi olabilir mesela :p :) bilmiyorum.Bilen varsa söylesin.
Karşıdan karşıya geçerken yeşil ışık bana “geç” emri verse dahi gelen arabaların bana olan mesafesinin gerçekten tehlike arz etmeyecek seviyede ve durumda olduğundan emin olmadan yola adımımı atamıyorum. Trafikte şöför koltuğu yanında da pek rahat değilim. Şöföre güvenmediğimden değil, sanki diğer araçlara güvenmiyorum. Korku yanında güven problemi de yaşıyorum sanırım. Acaba bu korkumun sebebi filmlerde haddinden fazla ve etkileyici trafik kazaları ve çarpışma sahneleri izlemememden kaynaklanıyor olabilir mi? Çünkü şükür ki bu zamana kadar bir kaza yaşamadım.Yani ondan kalan bir travma ya da iz değil benimkisi. Diyeceksiniz ki “aman Pınar senin canın çok tatlı, ondandır”.Peki soruyorum o zaman “kimin canı tatlı değil ?””kim erkenden bu dünyadan göçmek ister?”
Tabi ki bütün canlılar nefes almanın devamlılığını sürdürmek isterler. Hayvanlar bile hayatlarının tehlikede olduğunu içgüdüsel olarak sezdikleri anda kaçarlar. Yani bu korku denen musibet işte burada devreye giriyor.Canlılar yaşamını tehlikeye düşürecek bir tehdit algıladığı zaman korkmaya başlarlar. Ben de bu biraz abartılmış olabilir kabul ediyorum. Fobim bu benim, diyorum işte fobiiiiim :D
Bilumum başka korkularım da var.
Mesela çok yüksek bir yerden aşağı iki saniyeden fazla bakamam. Otuz katlı apartmanlar vardır. Hani bakınca insanlar minicik gözükür. Bedavaya verseler oturamam o dairelerde. En fazla dört -beş katlı olacak.Ya da müstakil ve bahçesi olan bir ev olsun mümkünse :P(Ay kendimi konsere ge lmeden önce bin tane istek sıralayıp,kapris yapan dünya starları gibi hissettim.Hani odasına beş ayrı renk bornoz isteyen tiplerden :p)
Ayrıca buna bağlı olarak,uçakta da diken üstünde giderim. Bazıları içkisini yudumlar, bulmaca çözer. Ben inmek için dakikaları sayarım. Ben çok ödleğim galiba. Ya da şimdiden , daha bu yaşta ölümden mi korkuyorum ne?
Yakında bende panik atakta başlar bu gidişle. Kendimi eğitmem lazım. Bu böyle olmaz. Ergenlik çağlarımda böyle değildim.Daha bir gözü karaydım aslında. Zaman geçtikçe değişmişim.Şaşırıyorum.
Pes yani diyorum kendime !
Korkularımla yüzleştim. Şimdi beşe kadar sayıyorum ve hepsi gitsin diyorum :P


Tarifim:
Malzemeler:

  • 1 paket kesme makarna (500 gr.)
  • 250 gr. mantar
  • 1 paket sıvı krema
  • 50 gr.tereyağı
  • Karabiber,tuz

Yapılışı:

Makarnaları haşlayıp süzün. Mantarları yıkayıp, bıçak sırtı kalınlığında dilimleyin.Sos tencerenizde tereyağını eritin.İçine mantarları katıp sularını çekene kadar pişirin.Sıvı kremayı ilave edin.Koyulaşana kadar pişirmeye devam edin. Tuzu ve karabiberide katıp, sos sıcakken tabağa aldığınız makarnaların üzerine dökün.Tabağı naneyle süsleyip servis edin.

Gayet lezzetli ve karın doyurucu bir yemek.Ekstra başka bir şey yapmaya gerek kalmadan ayıla bayıla yedik.Tavsiye ediyorum.




5 yorum:

Adsız dedi ki...

YAYINLAMA

son yazında adını yazmışsın:)

Yanlışlamı kaçırdın yoksa bilinçli bi tercih mi?

Öyleyse sana "kesmeşekerim"demekten kurtulurum da,o uzundu,ismin kısa:)

BİYO

PaNDoRa dedi ki...

Merhaba Pınarcığım, aslında korkun yersiz değil, terafikten bende korkarım ama panik derecesine gelmesine izin vermiyorum, nasıl beceriyorum belli değil. Şoför yanında otururken de hep tedirginim eşim den dolayı değil ama tedirginliğim, aksine diğer sürücülerden kaynaklanıyor. Sen yine de duygularına hakim olmaya çalış ki o esna da bir panik falan yaşamana engel ol. Bu arada fobinin ismi "okofobi: taşıt araçlarından korkma"... Tamam mı canım, sık sık yaz lütfen boş bırakma blogunu. Sevgiler...

kesmeşeker dedi ki...

Biyocum,
Bilinçli yazdım, bana ismimle de hitap edebilirsin :)

Pandoracım,
Okofobi demek, teşekkür ederim yazdığın için.Kendimi kontrol altına almaya çalışıyorum.Geçicek inşallah.Blogumu elimde olsa her gün güncellerim.Ama özellikle çok yoğun çalıştığım günlerde bu süre uzayabiliyor.Elimden geldiğince sık yazmaya çalışıyorum.O yüzden affola :D

kizilciksurubu dedi ki...

Benim de trafik konusunda korkularim var. Ehliyet almaya da hic cesaretim yok, nedeni de baskalarinin hayatini tehlikeye sokabilirim diye düsünmem. Esim sürerken de devamli ikaz ederim onu. Bazen bana kizdigi da oluyor tabiiki ama ne yapayim.

Kremali mantar soslu makarnan da cok nefis görünüyor, ellerine saglik canim. Güzel bir hafta sonu tatili diliyorum, sevgiler.

kesmeşeker dedi ki...

Senemcim,
Aynen ben de müdahale ediyorum bazen, fırçayı yiyorum tabi :D
En iyisi karışmamak tabi, ama bazen istemdışı olabiliyor.
Makarna çok lezzetli oldu gerçekten.
Ben de sana keyifli bir hafta sonu diliyorum :D